1. Ana Sayfa
  2. Güncel
  3. Kimse Var Mı?

Kimse Var Mı?

30 Ekim 2020, 14.51, İzmir…

Oysaki bir gün önce ne de güzel kutlamıştı 29 Ekim’i bu şehir ve güzel insanları. Ertesi gün tüm ülkeyi yasa boğacak felaketten habersizdi herkes. Planlar, yarım kalan sonra devam ederim diye rafa kaldırılan kitaplar, hayaller ve yarım kalan hayatlar… 

Deprem bölgesi olan ülkemizde, İzmirliler depremle yaşamaya alışık aslında. Deprem anına ait kayıtlarda da görülüyor ki insanlar önce kısa, alışık olduğu bir sarsıntı yaşayacaklarını düşünmüşler. Ardından ise şiddetli sarsıntı herkesin yüreğini ağzına getiriyor ve belki o gün tüm İzmirliler ölüme bu kadar yakın hissediyorlar kendilerini. 

Adım adım ne yaşandı peki? Bu deprem bize neleri sorgulattı? 

Önce depremin 6.8 şiddetinde olduğu bilgisi geldi. Sonrasında düzeltme yapıldı ve depremin 6.6 şiddetinde olduğu belirtildi. Depremi hisseden diğer devletlerin kaynaklarına göre ise 7.0 şiddetindeydi. Deprem anına ait görüntülere göre de depremin çok şiddetli ve 30 saniyenin üzerinde sürdüğü anlaşılıyor.

Merkezi Seferihisar olan depremden en çok Bayraklı ve Bornova semtleri etkilendi. Yıkılan 17 bina vardı ve 17 binanın enkazında kalan onlarca insan…

Rızabey, Doğanlar, Barış Sitesi, Karagöl, Yalçın, Emrah, Yılmaz Erbek yıkımların yaşandığı binalardı. Tüm Türkiye bu binalardaki vatandaşlarımızın sağ çıkması için dua etti; AFAD, AKUT, Somalı madenciler, sivil halk kenetlenmiş bir şekilde durmaksızın kurtarma çalışmalarını sürdürdü. 

Peki akılda neler kaldı?

115 kişinin hayatı yarım kaldı.

Yıkılan binaların çoğunun çürük raporları olmasına rağmen boşaltılmadığı, yapımlarında deniz kumu kullanıldığı, üç kuruş uğruna kolonların kesilip ölüme davetiye çıkarıldığı anlaşıldı.

Halkın dayanışması, gönüllülerin yardımları, birlik ve beraberlik tüm Türkiye’yi gururlandırdı.

Hayatta her zaman umut ve mucizelerin olduğunu Elif ve Ayda bebekle tekrar hatırlandı.

İyi insanların aksine bu durumdan bile faydalanıp depremzedeler için getirilen yardımlardan kazanç sağlamaya çalışanlar da vardı.

Ateş düştüğü yeri değil herkesi yakar bilincindeki düşünceli insanlar kadar sosyal medyada hayatına hiçbir şey olmamış gibi devam edenler de…

Ve en önemlisi…

Asıl öldürenin deprem değil tedbirsizlik, ihmalkârlık olduğu bir kez daha anlaşıldı.

[zombify_post]

Comments

comments

Yorum Yap

Yorum Yap